301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
27 Nisan 2018 - Cuma 09:03 Bu yazı 849 kez okundu
 
İDARECİ-YÖNETİCİ DEDİĞİN…
Ahmet Yaşar Çakmak
hhcakmak@gmail.com
 
 

                                 İDARECİ-YÖNETİCİ DEDİĞİN…

                        (Bizden biri-İçimizden biri-Halktan biri)

                    “O müminler ki, eğer kendilerine yeryüzünde

İktidar verirsek:

  1. Namazı kılar
  2. Zekâtı verirler
  3. İyiliği emreder ve
  4. Kötülüklerden nehy ederler

İşlerin sonu Allah’a varır”

       (Hac Suresi22/41)

       Devlet adamlarına yöneticilik sanatına ilişkin bilgiler veren eserler demek olan SİYASETNAME’ler gibi büyük iddialarla değil de; küçük çapta da olsa bazı uyarı ve tavsiyeleri havi bir yazı meydana getirmeğe çalıştık. Fârabî, Keykâvus, Yusuf Has Hâcib, Nizamü’l-mülk, Maverdi, Lütfi Paşa, Kütahya’lı ŞEYHÎ (Hekim Sinan) “HÂRNÂME” ile bizlere şaheserler bırakmış. Onların rehberliğinde bazı bilgileri birlikte paylaşalım derken, Rabbimiz mûcibince ameli nasib eylesin.

EFENDİMİZ SAV:

  • Allahu Teâlâ’nın insanlar üzerine idareci yaptığı bir kimse, onları samimiyet ve ihlâsla sahiplenip korumazsa, cennetin kokusunu bile alamaz( Buhari-ahkâm:8)(sayfa:311)
  • Müslümanların işlerini üstlenip de onlar için çalışıp çabalamayan hiçbir idareci onlarla cennete giremez (Müslim, iman 229) (sayfa:311)
  • “Allah bir kimseyi Müslümanların başına idareci yapar, o da halkın işlerinin bitirilmesine, ihtiyaç ve sıkıntılarının giderilmesine mani olmaya kalkarsa, Allah da onun işlerinin bitirilmesine, ihtiyaç ve sıkıntılarını giderilmesine mani olur”(Ebu Davut, HARAC-12,13/ 2948) (sayfa:313) (1)

                                                                       *

                        EFENDİMİZ SAV:

“İMAM (Devlet Reisi) kalkandır”

(Buhari, cihad 109-Müslim/ imare 43) (2)

                                                                       *

                        EFENDİMİZ SAV:

“EY ALLAH’IM!

Her kim ümmetimin bir işi üzerine tayin olunur da onları meşakkate düşürürse, Sen de onu meşakkate düşür! Ve

Her kim ümmetimin bir işi üzerine tayin olunur da onlara rıfk ile muamele ederse, Sen de ona yumuşaklık göster! (3)

                                                                       *

                        PEYAMİ SAFA:

“İDEALCİ DEVLET, koyun sürülerinden kahramanlar yaratır. İdealsiz devlet, kahramanları koyun sürüleri haline getirir” (4)

 

 

                               ÖNEMİ

 

                        EFENDİMİZ SAV:

Allah,

  • Herhangi bir kulun idaresi altına bir halk verir,
  • O da bu halkı nasihatle, samimiyetle kuşatmaz ise
  • Bu kimse cennetin kokusunu bulamaz (5)

                                                                       *

                        EFENDİMİZ SAV:

“İDARECİLİK bir emanettir. Hakkı verilmediğinde bu emanet, kıyamet gününde hüsran ve pişmanlık getirir. Ancak bu vazifeyi hakkıyla yerine getirenler müstesna” (6)

                                                                       *

EFENDİMİZ SAV:

“…SİZ yine en hayırlı kişileri, idarecilikten hiç hoşlanmayanlar olarak bulursunuz.

Siz en kötü kişileri de ikiyüzlüler olarak bulursunuz ki onlar; birbirlerine bir yüzle, diğerlerine başka bir yüzle gider gelirler. (7)

                                                                       *

                        EFENDİMİZ SAV:

  • Yönetici olmanın başlangıcı KINANMA,
  • Ortası PİŞMANLIK
  • Sonu ise KIYAMET GÜNÜNÜN AZABIDIR
  • Ancak adaletli davrananlar bundan hariçtir.(8)

                                                                       *

                        EFENDİMİZ SAV:

“ALLAH kıyamet gününde kullarından birini çağırır; huzurunda durdurarak ona, malının hesabını sorduğu gibi MAKAMININ DA hesabını sorar”

(Taberânî-Mu’cemu’s-Sağîr;1/11) (9)

                                                                       *

                        Hz ALİ:

“İnsanların mutlaka, İYİ VEYA KÖTÜ bir yöneticisinin olması şarttır. Allah’ın peygamberi bile bir iş için iki veya daha çok kişi gönderdiği zaman mutlaka bunlardan birisini; işlerin doğru düzgün yürümesi için diğerine tabi olmasını ve ona itaat etmesini emretmiştir. Aksi halde herc ü merc olur, din ve dünya işleri altüst olur. Sistemler sarsılır” (10)

                                                                       *

                        Hz. OSMAN:

“Hz. ALLAH, Kur’an’la yapmadığını sultanla yapar”(yani yönetimle yapar) (11)

                                                                       *

                        İSMAİL HAKKI BURSEVÎ:

  • Halk iyi ise, valiler de iyidir
  • Halk kötü ise valiler de kötüdür. Her müslüman, Allah’a niyazda bulunup tevbe etmelidir. Özellikle gaddarlık ve zulüm yayıldığı zamanlarda
  • Valinin zulmü veya adaleti:

Ekinlerde

Ağaçlarda

Meyvelerde

Sağılan hayvanlarda belli olur

Eğer zalim vali olursa; hayvanların sütü, ekinlerin bereketi ve ağaçların meyvesi azalır. Ticaret kervanları şehirlere uğramaz. Çünkü vali zalimdir, fenadır ve uğursuzdur

Vali âdil olursa durum bunun tersine olur (12)

                                                           *

ÂGÂH Oktay GÜNER:

“DEVLET, niyetle değil; bilgi ve sorumlulukla idare edilir” (13)

                                                                       *

             FUDAYL B. İyaz:

Duamın kabul olacağını bilsem, yalınız devlet başkanı için dua ederdim. Çünkü devlet başkanı iyi olursa, şehirler ve insanlar kötülüklerden emin olurlar” (14)

                                                                       *

                        HZ.EBU BEKİR:

  1. MAL pintilerde
  2. SİLAH korkaklarda
  3. İDARE AKILSIZLARDA olursa felâketi gözleyin (15)

                                                                       *

                        O.Nuri TOPBAŞ:

“İDARECİLERLE idare edilenlerin, âdeta görüntüleri birbirine akseden aynalar olduğu görülür. Buna göre;

En küçük bir aile ve cemaatten başlayıp büyük milletlere kadar bütün toplumlar, idarecilerin maddî-manevî seviyelerine göre; idareciler de toplumun liyakat ve nasibine göre şekillenirler.” (16)

                                                                       *

                        İDARECİLİK âdeta kıldan ince, kılıçtan keskin bir köprüde yürümek gibidir. Nitekim Hz. Ömer’in son anlarında oğlunu kendi yerine tayin etmesi teklifleri üzerine verdiği cevap meşhurdur:

  • Bir evden bir kurban yeter! Demiştir

İdareciliği, kendini kurban etmekle müsâvî tutan bir mes’uliyet anlayışı (17)

                                                           *

                        V.HUGO:

“Kendini yönetemeyen, başkasının yönetiminde yaşamaya mecburdur” (18)

                                                                       *

                        ÖMER B.ABDÜLAZİZ halife olunca; İMAM-I TAVUS kendisine mektup yazarak: “Eğer bütün işlerinin hayırlı olmasını istiyorsan, o işlerin başına hayırlı insanları getir”  (19)

                                                                       *

                        HASAN EL-BASRÎ:

“İdareciler olmasa halk birbirini yer”  (20)

                                                                       *

                        A.KERİM SAFA:

EMİRLİK demek, bir âmme hizmetinin başına geçmek demektir.

Âmme hizmeti ise ağır mesuliyet taşımaktadır.

Ahirette ilk hesaba çekileceklerden biri de EMİRLERDİR.

Şerefi olduğu kadar, sorumluluğu da vardır. (21)

                                                                       *

                        OSMAN ASLANTÜRK;

  • LİDER: Cemiyette ma’kes bulmuş bütün “iyilik ve “güzelliklerin” odak noktası ve adalete giden yolun mihenk taşıdır.
  • LİDER; toplumun mana ve maddî göstergesidir. (22)

*

            LA BRUYERE:

Bir insanı tanımak istiyorsanız, onu büyük bir mevkiye geçiriniz (sayfa:139)

            LİNCOLN:

“Kimse kimseyi rızası olmadan yönetemez” (sayfa:329)

            BİSMARCK:

“Krallar idare etmezler, hükümdarlık ederler” (sayfa:336) (23)

*

                        İBN-İ MÜBAREK: Bu ümmetin bozulması şu beş grup seçkin kimseler yüzünden olur:

  1. ÂLİMLER, peygamberlerin varisleridirler. Âlim, ilmi bırakır da mala değer verirse cahil kime uyacak?
  2. ZÂHİDLER, yeryüzünün direkleridir. Zahid, dünyaya rağbet ederse, tevbe eden kime uyacak?
  3. GAZİLER, Allah’ın yeryüzündeki askerleridir. Gazi dünya malına tamah ederse düşmana karşı nasıl zafer kazanır?
  4. TÂCİRLER, bu ümmet içerisinde Allah’ın güvenilir kullarıdır. Ticaret erbabı, hain olursa emanet nasıl hâsıl olur?
  5. İDARECİLER ise halkın çobanıdır. Çoban kurt olursa sürü nasıl güdülür? (24)

                                                           *

Mustafa İsmet GARİBULLAH (Yanya’lı. Mekke’ye gitti. Abdullah Mekkî hazretlerine intisap etti. Şeyhi onu Edirne’ye gönderdi. Oradan İstanbul’a Koca Mustafa Paşa’ya geldi. Kendi adıyla anılan tekkeyi aldı ve vakfetti. Sultan Mecid’e dualar ediyor ve diyor ki:

Duay-ı padişahla cümle ihvan

Zeval bulmaz cihan durdukça ey can!

Çünkü o, hem dininizin, hem dünyanızın muhafazasına uğraşıyor

Müslüman idareci ile din tamamlanır (25)

*

            Kanuni savaşa giderken bir kasabadan geçiyormuş, bir kadın şikâyet etmiş:

  • Padişahım! Evimi soydular, ne hırsızı ne de malımı buldular. Kanuni sormuş:
  • Soygun sırasında sen neredeydi?
  • Uyuyordum
  • Niçin o kadar derin uyudun?
  • Padişahımın uyanık olduğunu sanıyordum. Deyince Kanuni hak vermiş ve zararını ödemiş (26)

*

                        SAFEVÎ HANEDANINDAN ŞAH ABBAS, Osmanlı’nın başarısının sırrını danışma meclisini toplayıp sorduğunda hepsi birden:

  1. Osmanlı’da adalet olduğunu
  2. Disiplin olduğunu
  3. Yetim malına hassasiyet gösterildiğini
  4. Halktan zulüm ile para toplanmadığını söylerle

KOÇİ BEY’e göre ŞAH bu öğütlerin tümünü yerine getirir ve âdil yönetimiyle halkının gönlünü fetheder.(Koçi Bey Risalesi s:83) (27)

                                                           *

                        OZAN ÂRİF:

Hangi idareye lâyıksa millet

O şekilde idare edilir elbet!

Rahmânî değilse eğer bir devlet

O zaman kuzgunu leşe döndürür (28)

                                                                       *

                        VOLTAİRE:

“Bir ulusun kaderi, BAŞBAKANIN sindirim organlarının iyi çalışıp çalışmamasına bağlıdır” (29)

                                                                       *

                        SOKRAT der ki:

“Hiç kimse öğrenmediği bir mesleğe intisap etmez

Hâlbuki herkes, mesleklerin en ağırı olan MEMLEKET İDARESİ için kendisini kâfi derecede tecrübe sahibi sanır”  (30)

                                                                       *

             EFLÂTUN:

“Halkını tüketen devletlerin kendileri de tükenir” (31)

                                                                       *

                        Ahmet TAŞGETİREN:

Bir davanın, bir hareketin önünde olmak zor iştir. Büyük fedakârlık gerektiriyor. Onu taşımak kolay değil. Allah yardım etsin önde olanlara. Kendi kafasında bir çözüm üretip onu empoze edip bütün yapıyı o istikamete sürüklemek büyük vebaldir diye düşünüyorum (32)

                                                                       *

 

                        DANİEL DEFOE:

“ Bir koyun sürüsünün başında bir aslanın bulunması, bir aslan sürüsünün başında bir koyun bulunmasından daha iyidir” (33)

                                               *

EFENDİMİZ SAV:

“Her kim kısa veya uzun süre ümmetimden bir topluluğun başına geçer ve aralarında adalet etmezse, Allah onu yüzüstü cehenneme atar” (34)

                                                                       *

                        EFENDİMİZ SAV:

  • Allah’ım! Her kim milletin işinden bir vazifeye tayin olunur da onları meşakkate düşürürse, Sen de onu meşakkate düşür!
  • Her kim milletin işinden birine tayin olunur da onlara rıfk ile muamele ederse, Sen de dünya ve ahirette ona yumuşaklık göster! (35)

                                                                                             

 

 

BAŞIMIZ BOZUK

(Başıbozuk değiliz, başımız bozuk olursa)

Baş deyince, aklıma Nasrettin Hoca geldi. Rahmetli yolu şaşırır, geze- geze bir hana rastlar:

  • Acele bir yatak der.

Yatak hazırlanınca, Hoca hemen yağa uzanıverir. Biraz sonra buraya uğrayan hancı, bakar ki Hoca yatağa ters yatmış

  • Hoca efendi! Ters yatmışsın, başını yastığa koy… Diye seslenir. Hoca:
  • YOO! Der. Bütün kabahat başımındır. Yastık ayaklarımın hakkıdır.

Bir de sarhoş başın ayaklarını düşünün. Bir o yana bir bu yana… Allah kimsenin başını sarhoş etmesin. (36)

                                                                       *

Bir gün deve kalkmış, hayvanların reisi olan aslana gitmiş:

  • Eşek ve at az yük taşırlarken, bana neden fazla yüklüyorlar? Aslan da:
  • Eee, ne yapalım sen de deve olmasaydın demiş.

Deve olmanın saadetini unutup, sırtındaki yükün çilesini çekenlerin kulakları çınlasın. (37)

                                                                       *

Bu yazı ZİMBABWE’NİN HARARE şehrindeki bir hükümet binasının duvarındaki bir posterden alınmıştır:

YÖNETİCİ; insanları çalıştırır

Lider; onlara yol gösterir

                       YÖNETİCİ; çalışmaya bel bağlar

                       Lider; iyi niyete güvenir

YÖNETİCİ; korku uyandırır

LİDER; sevgi ve saygı yayar

                       YÖNETİCİ; konuşurken ben der

                       LİDER; daima biz der

YÖNETİCİ; hatalıyı gösterir

LİDER; hatayı gösterir

                       YÖNETİCİ; nasıl yaptırılacağını bilir

                       LİDER; nasıl yapılacağını bilir

YÖNETİCİ; saygı görmek ister

LİDER; saygıyı hak eder

                        Öyle ise bir lider ol, yönetici değil! (38)

                                                                       *

                        Hz. ÖMER:

“İnsanlar idarecilerinin takip ettiği yol ve üslup veya tavır üzeredirler. İdarecileri istikamet üzere bulunduğu müddetçe insanlar da müstakîm olurlar”

  • Emevi halifelerinden Velid bin Abdülmelik, güzel binalara meraklıydı. İnsanlar da bina merakına düştüler. Meclislerde devamlı inşaattan bahsedilir oldu
  • Süleyman bin Abdülmelik yeme-içmeye çok düşkündü. İnsanlar dayeme-içme lakırdılarıyla vakitlerini israf ederlerdi
  • Ömer bin Abdülaziz âbid ve zâhid bir kimseydi. Halk da ibadet ve taat yoluna girdi
  • KANUNİ, Gazi Bâli beye: “halkına göz kulak ol. Halkın hali, baştakilerin halini yansıtır… Beyler ve vekiller salih insanlar olurlarsa, toplumun hali de sakinleşir”(39)

                                                                      

      

İDARECİDE ARANAN ÖZELİKLER-YAPMASI GERKENLER

                       

 

1-MESAİ FİKRİ:

                        Alman II. WİLHELM (1888):

Erken kalkar

Yazın 4,5-  kışın 7,5 masasının başına geçer

Ya da atla gezinti yapar

1 saat gecikmek yılda 15 gün eder

Dedem Büyük FREDERİK 15 günde 3 büyük harp kazanmış, düşmanları tarumar etmiştir

Bilmez misin, dünya erken kalkanlarındır (40)

                                                                  *

2-ZAMANINDA TAVIR:

Beşiktaş, Harp Okulu ile maç yapıyordu. İlk yarıyı 3–0 kapatır. Bunun üzerine KAPTAN dönüş biletlerini yırtar:

  • Eğer adam gibi oynamazsanız eve yürüyerek gitmek zorunda kalacaksınız. Der. Bunun üzerine Beşiktaş ikinci yarı 6 gol atıp maçı 6–3 alır.

Beşiktaşlılık duruşunun sembollerinden biridir Hakkı YETEN, nam-ı diğer Baba Hakkı.(41)

                                                                       *

“Psikolojide en genel davranış ilkesi: ÖDÜLENDİRİLEN DAVRANIŞ TEKRARLANACAKTIR” (42)

3- İLMEN, ZİHNEN, RUHEN GELİŞMEK

Hz Ömer diyor ki: “idareci olmadan evvel dini ilimleri öğreniniz” Süfyan b. Uyeyne bu sözü şöyle açıklar:” Çünkü bir kimse dini ilimlerde ince anlayış sahibi olduğunda, riyaset sevdasını bırakır” (43)

                                                                       *

                        İMAM ŞAFİİ (767-820):

“Bir makama baş olmadan önce bir şeyler ÖĞRENMEYE BAK! Bir makama geçip baş olduktan sonra bir şeyler öğrenmeye zamanın kalmaz”

                        ADOLF A. BERLE:

“Bir entelektüel herhangi bir iktidar sorumluluğunu ele geçirdiği zaman entelektüellik iddialarını bir tarafa bırakmak zorundadır”(44)

                                                                       *

                        ROBİN SHARMA:

                        “Liderlik etmenin birinci öğretisi; KENDİNİ YENİLEME ÖĞRETİSİ”dir.

Bütün ileri görüşlü liderler düzenli olarak kendilerini yenilerler. Vücutlarını zindeleştirmek ve ruhlarını canlandırmak için zaman ayırırlar.” (45)

                                                                                  *

GUİZOT:

“Yalnız vazifeyi yapmaya hazır olmak kâfi değildir, onu anlamak ve bilmek de gereklidir” (46)

4- SON DERECE ANLAYIŞLI VE MÜSAMAHAKÂR OLMAK

EFENDİMİZ SAV:

“Allah’ım! Ümmetimin idaresini üstlenip de, onlara zorluk çıkarana kimseye sen de zorluk çıkar. Ümmetimin idaresini üstlenip de onlara yumuşak davrananlara sen de yumuşak davran!(Müslim, imare;19) (47)

                                                                       *

                        Efendimiz sav:

“Emri altındaki insanlara ve çevresindekilere karşı kötü muamelede bulunan kimse cennete giremez (Tirmizi, Birr–29/1926) (48)

                                                                       *

                        Hz. ALİ, yönetim ve toplum bilimi konusunda çok değerli olan emirnamesinde MISIR Valisi MALİK B. EŞTER’E:

“EY MÂLİK!

Vaktiyle senden önceki valilerin yaptıklarını nasıl gözden geçirdiysen, halk da şimdi, öylece senin yaptıklarını gözetleyecek. O zaman senin onlar hakkında söylediklerini, halk da senin hakkında söyleyecek.

Heveslerine hâkim ol.

“…Tebaan için kalbinde sevgi, merhamet duyguları ve lütuf eğilimleri besle!

Sakın ola, bîçarelerin başına, onları yutmayı ganimet bilen yırtıcı bir canavar kesilme! Çünkü onlar iki sınıftır:

  • Ya dinde kardeşin
  • Ya da yaratılışta bir eşin (49)

                                                                       *

                        O.Nuri TOPBAŞ;

                        “Günahkâra olan müsamahayı günaha taşımamalı; günaha olan nefreti de günahkâra çıkartmamalıdır.” (50)                                                   

    5-  İLERİ GÖRÜŞ SAHİBİ OLMAK:

                        HENRY KISSINGER: “ Liderin görevi, insanları bulundukları yerden alıp, önce hiç bulunmadıkları yerlere getirmektir (sayfa:54)

                 YOGİ RAMAN:”İleri görüşlü lider, yolundaki engelleri temizlerken, zirveye odaklanmayı öğrenmiş olan kişidir” (sayfa:58)

“Ağacın dalında ne kadar ilerlersen, düşme ihtimalin de o kadar artar. Ama gel gör ki bütün meyveler UÇ DALLARDADIR. SENECA’NIN senelerce önce belirttiği gibi:”Bir şey zor olduğu için ona cesaret edemiyor değiliz; cesaret edemediğimiz için o bize zor geliyor” (s.104)

İleri görüşlü liderler her zaman müşfiktirler.(s.115) (51)

                                                                       *

                        DR. RİCHARD CARLSON:

“Unutmayın 100 yıl sonra dünyada bambaşka insanlar olacak” (52)

                                                                       *

                        LEROY EİMS:

“ LİDER, başkalarından daha çok şeyi, daha uzağı daha önceden gören kişidir” (53)

6- Net bir şekilde tanımlanmış hedeflere ve sağlam bir plana sahip olmak.

 VİCTOR HUGO:

” Her kim ki her sabah o günün işlerini planlar ve o planı uygularsa, o kişi kendisine en yoğun günün labirentinde bile yol gösterecek bir düşünüş tarzına sahip olur. Kişinin zamanını düzene sokması, bütün işlerinin arasından sızıp onu aydınlatan bir ışık huzmesine benzer. Hiçbir plan belirtilmediğinde her şey büyük bir kaosun içinde birbirine girer”(54)

                                                                                       *

DR. RİCHARD CARLSON:

“Planlarınızda esnek olun”

“Olumsuz düşüncelerinize yüz vermemeye alışın” (55)

                                               *

MONTAİGNE:

“HEDEFİ OLMAYAN GEMİYE, hiçbir rüzgâr yardım edemez” (56)

                                                                       *

                        CENGİZ ERŞAHİN:

                        “Eğer plan yaparsanız, başarısız olma ihtimaliniz düşük olur. Eğer başarısızlığa uğradıysanız, bu büyük bir ihtimalle doğru planlama yapmadınız ya da plana bağlı kalmadınız demektir.

                        Fatih sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmek için kaç tane projesi olduğunu biliyor musunuz? 40 farklı proje hazırlıyor ve 4.projesiyle fethediyor. Gemilerin karadan yürütülmesi o an verilmiş bir karar değildir.”

                        Belli bir zaman diliminin olması, bizim varımızı yoğumuzu ortaya koymamızı ve kendimizi geliştirmemizi sağlar. Kesin bir tarih tesbit etmelisiniz. Tam olarak Mayıs 2010 hedef değildir. 23 Mayıs 2010 bir hedeftir.

                        DONALD TRUMP: “Asla bir stratejiye bağlı kalmam. Bir tanesinin başarısız olması durumunda yedekte bekleyen daha pek çok stratejim var”  (57)

 

           7- LİYAKAT

EFENDİMİZ SAV:

“Her kim, aralarında daha lâyık olanı varken, halktan birini göreve getirirse, Allah’a ve Resulüne ve mü’minlere ihanet etmiş olur” (58)

                                        *

             EFENDİMİZ SAV:

“EMANET zayi edildi mi kıyameti bekle. Bir adam:

  • Zayi nasıldır?
  • İş ehli olmayana verildi mi kıyameti bekle.(Buhari) (59)

                                                                       *

HAZRETİ ALİ ( k.v.):

Bir insanı, layık olmadığı yere koymak zulümdür.” (60)

                                               *

                        Mustafa İSLAMOĞLU:

“Değerini koltuğundan alanların, altından koltuğunu çekin!”

 “Bir şeye hak ettiğinden fazla değer veren, bir başka değerin hakkını yiyor demektir.” (61)

                                                                       *

                        ÖMER HAYYAM:

                        Ehil insana canım feda olsun;

                        Ayağı öpülse öperim onun

                        Bir de git ehil olmayanla konuş:

                        Cehennem ne imiş görmüş olursun (62)

                                               *

Mustafa İSLAMOĞLU:

“HACCAC (V.714) Zalim. İlkokul öğretmeni idi. Bir gecede Abdülmelik tarafından neferlikten ordu komutanlığına getirildi” (63)

        8 – SORUMLULUK İDRAKİ içinde olmak.

 Medineli bir Müslüman Halife Hz. Ömer’i iftara davet etti. Yemekte Hz. Ömer’e içecek sunuldu.

-   Bu nedir? Diye sordu

-    Bal şerbetidir efendim… Hz Ömer içmeyi reddederek şöyle dedi:

-    Benim idaremdeki insanların çoğu, içmek için henüz kuyu suyunu bile bulamazken ben burada bal şerbeti içemem (64)

                                                                       *

                        AMR B. ÂS, Mısır’dan Hz.ÖMER’e bir mektup yazarak sordu:

  • Biz senin için mescidin hanında bir ev yeri ayırdık; bu hususta emriniz nedir? Ömer ise:
  • Hicaz’da oturan bir kişi için Mısır’da ev mi yapılırmış? Diye cevap yolladı. Orayı Müslümanlar için pazaryeri yapmasını emretti. (65)

                                               *

                        ÖMER BİN ABDÜLAZİZ ilk hutbesinde:

Ey insanlar!

Bize 5 şartla ve 5 şekilde yol arkadaşı ve yardımcı olunuz!

  1. Durumunu bildiremeyecek olanların hallerini bize arz edin
  2. Hayırlı işlerde bizi destekleyin ve yardımcı olun
  3. HAYRA vasıta olun
  4. Kimse hakkında gıybet etmeyin
  5. Dünya ve ahirette faydası olmayacak olanlar bize yaklaşmasınlar (66)

                                                                       *

                        Halife ÖMER İBNİ ABDÜLAZİZ’İN evine Irak’lı fakir bir kadın çocukları ile birlikte misafir olarak gelmişti. Amacı Halifeden yardım istemekti.

                        Halifenin evi içinde doğru dürüst eşya göremeyince çok şaşırmış ve halifenin eşi Fatma Sultan’a;
                        -Siz bu harab evde mi oturuyorsunuz? Diye sormuş. Fatma Sultan:

                        -Evet, biz bu harap evde oturuyoruz. Yalnız, bizim böyle bir evde oturmamız sizin daha iyi yerlerde yaşamanız içindir. (67)

                                                                       *

                        HARUN REŞİD, çıktığı seferlerden birinde doluya tutulur, tipiye yakalanıp çok sıkıntı çekerler. Memurlardan biri:

  • Ey Müminlerin Emiri! İçinde bulunduğumuz hâle bakınız. Devletin yükünü olanca ağırlığı, derdin bin biri yorgun en dehşetli oturmuş kalbimize… Oysa halk huzur içinde, rahat mışıl-mışıl uykuda… Der. Harun REŞİD celallenip hemen memuru susturmuş ve
  • SUS! Halka düşen huzur ve rahat içinde uyumak, bize düşen de uyanık kalıp onları beklemektir. İdareci kendi tebaasını korumak zorundadır (68)

                                         *

                        Hz ÖMER der ki

 
Etiketler: , İDARECİ-YÖNETİCİ, DEDİĞİN…,
Yorumlar
Bizim Gazete
İstanbul
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 14.11.2019
Bugün
15° - 25°
Cuma
14° - 19°
Cumartesi
13° - 21°
Anketler
TASCA Faaliyetleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
İstanbul

Güncelleme: 13.11.2019
İmsak
06:13
Sabah
07:40
Öğle
12:53
İkindi
15:31
Akşam
17:56
Yatsı
19:18
Arşiv Arama
Haber Yazılımı